Kapadokya’da gezilecek yerler,nerede konaklanır?,nerede yenir?Balon?

balon_2-7

Geçtiğimiz hafta (22-24 Kasım 2016) tarihleri arasında değerli dostum Cevdet ve Kız Arkadaşı Catrine misafirimiz oldular Kayseri de önce gün birlik bir Kayseri Turu. Ardından da araç ile Kayseriden Nevşehir e ulaşarak yine araç ile bir hızlandırılmış kapadokya turu yaptık. Kayseri gezimiz hakkıdaki detaylara buradan erişebilirsiniz.

Bizimde aklımızda yer eden iki soruya cevap vermek isterim.

Kasım ayında (kış aylarında) Kapadokya gezilir mi ?

Açıkcası biz hava soğukluğundan gezimizde hiçbir rotayı ertelemedik. Bölgede Kar yoktu. Hava sıcaklığı ise 15 derecelerde ve serindi. Bizaz sıkı giyindik. Hava sıcaklığının en çok üşüttüğü nokta balon turu oldu.

Kiralık araç ile kapadokya turu ?

Biz aracımızı kiralamadık. Kayseriden yola çıktığımız için ancak bu yazıyı okuyacak insanların %90 ının Kayseri dışından geleceğini varsayarsak. Araç kiralamanızı öneririm gerçekten. Gezi noktaları bir birine yürüyüş mesafesinde olan noktalar değiller. Yaz aylarında olsa ve doğa yürüyüşlerini seviyor sanırız belki bölgeye 10 gün ayırırarak mümkün olabilir ama kış aylarında yahut 2-3 günde tur yapmak için araç olmazsa olmaz. Gezi noktalarının tamamında araç ile ulaşılabiliyor.

Yazının son kısmında detaylandıracağım lakin gezi planımıza aldığımız 15 e yakın noktayı ölçekli bir haritada burada bulabilirsiniz.

harita2

22 Kasım Çarşamba günü kahvaltımızı Kayseri ‘de yaptıkdan sonra. 11 civarında yola çıktık ve yaklaşık 1 saat 15 dakika sonra Kapadokya gezimizin ilk noktası olan otelimize ulaştık. Ulaşım sırasında özellikle aşağıdaki yolu kullandım. Karayolu manzarısı yerine yolu biraz uzatıp güzel bir vadi ve peribacaları arasından geçtik.

Kayseri'den Kapadokya ya ulaşmak için izlediğimiz rota.

Kayseri’den Kapadokya ya ulaşmak için izlediğimiz rota. Rotayı google-maps ile incelemek için tıklayınız.

Konaklama olarak kapadokya gezimizin danışmanı görevini üstlenen sevgili dostumuz Mustafa Cenk İlhan ın önerisi ile Spelunca Cave Hotel i seçtik. İyiki de seçmişiz. Temiz,sessiz ve sakin bir hotel. Tavsiye ederiz.

Otele ait kendi çektiğimiz ve bizim de severek kulladığımız Tripadvisor a da yüklediğimiz resimler aşağıdadır.

spelunca-1 spelunca-2 spelunca-3

Otel e çantalarımızı hızlıca birakip gezimizin ilk noktası olan. Uçhisar ‘a doğru yola çıktık. Uçhisar beldesinde Uçhisar kalesi ve Güvercinlik vadileri görülecekler arasında başlıcaları.

Güvercinlik Vadisi

İlk noktamız adını vadi içinde yer alan mağaralarda oyulmuş güvercin yuvalarından ve yine aynı vadide yaşayan güvercinlerden almış olan vadi. Eşsiz uçhisar kalesi manzarası, çok sayıda güvercin ve vadi girişinde neredeyse kapadokyanın bir çok bölgesinde de yer alan nazar boncuklu ağaçlar nedeni ile görülmeye değer. Vadi içinde yaz aylarında uzun doğa yürüyüşleri mümkün ancak biz Kasım ayında oldugumuz için bölgeyi görüp fotoğraf çekirmekle yetindik.

guvercilik

Güvercinlik Vadisi konumunu Google-Maps ile incelemek için tıklayınız.

Uçhisar Kalesi

İkinci noktamız ise Uçhisar Kalesi. Uçhisar Kalesi, Erciyes ve Hasan Dağı’nın birlikte görüle­bileceği tek yerdir. Erciyes Dağı’nın yani Kapadokya Bölgesi’nin yaratıcısının en iyi görüldüğü yer yine Uçhisar Kalesi’dir. Roma döneminden beri oyularak içine çok sayıda oda, ev, sığınak, depo, sarnıç, mezar, mahsen, yapılmış, Arap akınlarına karşı önemli bir savunma noktası olmuştur. Üzerinde saldırganlara karşı savunma amaçlı kullanılan büyük taş gülleler bulundurul­muştur. Hem bir gözetleme kalesi hem de savunma kalesi ola­rak kullanılan Uçhisar Kalesi, Selçuklu ve Beylikler döneminde de önemini korumuştur (12.-14. yy.). Genellikle beyliklerin sınır bölgesi konumunda olan kale, Selçuklular’ın doğu sınırı, Kadı Burhanettin Beyliği’nin batı sınırı, Karamanoğulları’nın doğu sınırı halinde konumundan ötürü “Uçhisar” adıyla anılma­ya başlamıştır. Bölgenin en yüksek nok­talarına kurulmuş olan Başhisar (Ürgüp), Ortahisar ve Uçhisar Kaleleri Selçuklu Dönemi’nde Nevşehir’in üç önemli koruma noktasını oluşturuyordu. Bu dönemde bir “uç beyliği” konu­mundaki Uçhisar Kalesi’nin çevresinde yoğun bir nüfus yaşa­maktaydı. Bu dönemlerde Kayseri Beyi’nin kardeşinin Uçhisar Beyi olduğu bilinmektedir. Osmanlı Beyliği’nin II. Beyazıt ile birlikte 1398 yılında bölgeye hakim olmasından sonra Uçhi­sar Kalesi’nin II. Beyazıt’a teslim olduğu bilinmektedir. 1530 yılında yapılan ilk nüfus sayımında Uçhisar’da yaklaşık 3000 kişinin yaşadığı tespit edilmiştir. 1960’lı yıllara kadar içinde ve etrafında yaşanmıştır.

Uçhisar Kalesi, birbirine bitişik iki sivri peribacasından oluşmaktadır. Halk arasında büyüğüne “Ağanın Kalesi”, kü­çüğüne “Çavuşun Kalesi” denilmektedir. Kale güneyden 50 metreyi, kuzeyden 100 metreyi aşan yapısıyla bir gökdeleni andırır.

Kaynak : Uçhisar Belediyesi

uchisar

Uçhisar kalesi konumunu Google-Maps ile incelemek için tıklayınız.

Uçhisar Kalesinden sonra bir sonraki ve 3 üncü noktamız. Ortahisar.  Uçhisar dan çıkıp Ortahisar giderken ana yoları değilde ara yolları tercih ediyoruz. Bölgede görsel olarak çok güzel durumda olmayan ve limon deposu olarak kullanıldığı bilgisini aldıgımız peribacaları mevcut.

Ortahisar daki ilk noktamız Ortahisar Kalesi. Ortahisar kalesine ben korkudan çıkamadım 🙂 ancak misafirlerimiz Cevdet , Catrine ve eşim Tuğba hızlıca çıkığ manzaranın tadını çıkarttılar.

Ortahisar Kalesi

Kale Uçhisar kalesinde de oldugu gibi güvenlik ve yaşam alanı olarak oyularak yapıldı. Uçhisar kalesi ile Doğu Ortahisar kalesi ile ise Güney gözlemlenmekte imiş.  Ortahisar kalesi Uçhisar kalesinden daha yüksek ve orta noktasında kadar çıkılabiliyor.Kalenin dışı güvenlik amacı ile bir çok yönde metal orgülerle kaplanmış. Kaleye öncelikle bir kafenin içinden geçip minik dar bir mağarada kişi başı 5 TL ödeyerek çıkabiliyorsunuz. Çıkış gerçekten zor. Dar bir kaç mağara içinde tutturulmuş metal merdivenlerden sonra sizi dik bir merdiven karşılıyor.

ortahisar-1 ortahisar-2 ortahisar-4

Ortahisar kalesi konumunu Google-Maps ile incelemek için tıklayınız.

Ethem’in yeri Manzara Seyir Noktası

Ortahisar Kalesinden sonraki gezimizin 4. noktası yine Ortahisar da yer alan ve Kaleye araç ile 1 dk mesafedeki. Ethem ‘in yeri. Ethem ‘in yeri ilk ısınma ve dinlenme molamız olacak.  Aslında bu alan geniş bir otopark ve otopark karşınsa kurulmuş ufak bir büfe.  İsterseniz otopark kısmında yine aynı manzarayı kendi getirdiğiniz yiyecek içecekle yada hiçbir şey olmadan izleyebilirsiniz. Biz Ethem’in yerinde kavak ateşinde demlenmiş semaver çayı içerek manzaranın tadını çıkardık. Çok özel bir mekan beklemeyiniz. Delme çatma salaş bir külübe ve bölgedeki halkın turist seviyor diye bulundurduğu birkaç ürün… (Kabak çekirdeği, Türk kahvesi , Demleme çay vs…) Lakin böyle güzel bir manzara ve demlenmiş semaver çayı oyle helede kasım serinliğinde öyle güzel ısıttıki içimizi. Ethem ‘in yerinde 4 çay için 8 tl üçret ödedik. Bölgedeki turistik hava burada da var. Ancak yerel halka kızamıyorum. En azından bu güzellikler bir şekilde yaşıyor bu sayede.

ortahisar-3

Ortahisar da yer alan Ethem’in yeri konumunu Google-Maps ile incelemek için tıklayınız.

Yolumuza araçımız ile devam ediyoruz. İstikamet Ortahisar beldesinden çıkarak Ürgüp istikametinde oluyor. 5. gezi noktamız. Ürgüp ‘e girmeden solda yer alan Üçgüzeller.

Üçgüzeller

Aracımız ile Ortahisar a dan çıkıp Ürgüp tabelalarını takip ediyoruz. Urgup e gelmeden 1km kadar önce solda yer alıyor üçgüzeller. Genel geçer Kapdokya turlarından turunda 10 gün süren turlarda bile bu nokta yer aldıgı için genelde kalabalık oluyor. Turizm otobusleri ve bir cok arac vardı biz gittiğimizde. Yeterli kapasitede bir otopark ı mevcut manzara noktasının. Otopark ücretsiz. Ve asayiş amacı ile genelde noberçi bir Jandarma ekibi yer alıyor.

Üçgüzeller hakkında bir çok efsane mevcut ama bana en inandırıcı geleni.

Kapadokya’da bir kral, bir de prenses yaşamaktadır. Kralın kızı olan prenses bir çobana aşık olur; ve evlenmeye karar verir; evlenirler. Prenses, ve çobanın evlenmesinde kralın ise onayı bulunmamaktadır. Evlenen prenses ve çobanın bir çocukları olur. Fakat kral hala, kızını, ve evlendiği çobanı affetmemiştir. Sonunda, prenses, çoban, ve çocuklarının peşine bir asker grubu takar, yakalanıp öldürülmeleri emri askerlere, elbette kral tarafından verilmiştir. Üç Güzeller efsanesine göre artık kaçmaları imkansız olan prenses, çoban ; ve çocukları için, prensesin Allah’a bir yakarışı bulunmaktadır: ”Allah’ım, bir mucizeni göster, ve bizi bu eziyetten kurtar…” Prensesin sesinin Allah tarafından duyulduğuna inanılan Üç Güzeller efsanesinde,  prenses, çoban, ve çocukları birer taşa çevrilmiştirler. Şeklinde efsanelenir.

 

ucguzeller-1 ucguzeller-2

Nevşehir-Ürgüp karayolunda yer alan Üçgüzeller konumunu Google-Maps ile incelemek için tıklayınız.

Üçgüzeller den sonra yönümüzü Ürgüp içinden geçerek Mustafapaşa ya çeviriyoruz. Ürgüp ‘e daha sonra döneceğiz. Bir sonraki 6. Gezi noktamız Mustafapaşa beldesinde yer alan Aziz Nikolaos manastırı

Mustafapaşa ilçesinde bir çok tarihi eser ve rum halkı tarafından yapılmış taş işçiliği ile büyüleyen evler mevcut. Mustafapaşa nın eski adı Sinasos muş.

Aziz Nikolaos manastırı

Aziz Nikolaos manastırı bir kısmı kayalara oyulmuş bir bölümü kesme taştan büyük bir manastır, vadi içinde yüksekçe bir yerde kayalara oyularak yapılan manastıra merdivenlerle inilerek içindeki süsleme ve resimlerin görülebileceği Aziz Vasilyos Kilisesi Beydere vadisinde yer alıyor.

mustafapasa-1 mustafapasa-2 mustafapasa-3

Mustafapaşa da yer alan Aziz Nikolaos Manastırı konumunu Google-Maps ile incelemek için tıklayınız.

Manastırdan sonra tekrar Mustafapaşa belde merkezine dönüyor ve 7. gezi noktamız olan ve belkide en çok Türk Turist ile karşılaştığımız Asmalı Konak Evi (Diziyi izlemedim ama sanırım dizide ilk sezon sonunda hikaye gereği evi yanmış ve Ürgüp de yer alan başka bir rum evi ile çekimlere devam edilmiş. Ancak söylenti odur ki ev sahipleri yapımcıdan para istemisler onlarda vermemek için evi değiştirmişler.) Ev şimdilerde Old Greek House adında bir lokantaya ev sahipliği yapmakta. Pek ilgimizi çekmediği için içine girmedik yahut resim almadık efenim. Ancak sizler gitmek isterseniz konumu için tıklayınız.

Bir sonraki gezi noktamız Ürgüp. Ürgüp gezimizdeki 8. gezi noktamız.

Ürgüp

Ürgüp küçük yaşlardan beri adını sıksık duyduğum bir ilçe. Bölgenin en gelişmiş ilçe merkezi diyebiliriz. Yerel halk geçimini başta Turizm ve Tarım ile sağlıyor. Küçüklükten beri tanışmama sebep olan iki şeyden ilk i ürgüp üzümü ve bu üzümden yapılan güzel pekmez. İkinci konu ise Kayseri de eğlence mekanı azlığı (olmaması) nedeni ile alkollu mekan arayışında olan gençler arasında revaşta olması.

Ürgüpde hızlı bir tur atıp Ürgüp Kalesini gördükten sonra. Kahvaltımızı sağlam yaptığımız için planladığımız Öğle Yemeği Noktamız Zeytin Ev Yemeklerini pas geçerek. Dervent vadisine gidiyoruz. Pas geçiyoruz ama yiğidin hakkını vermeden olmaz. Zeytin Ev yemekleri minnacık bir dükkan. Ev yemekleri yapıyorlar. Ve misafirlerin büyük cogunlugu turist ama bu onları çakma ve bol tarçınlı dolmalar, Kalın kalın sarmalar yapmaya itmemiş. 🙂 Kendileri ile bende her yeni gittiğim yerde olduğu gibi kimmiş bu yörenin tripadvisor haracını yiyen diye 🙂 bakınırken tanıştım. Ve gordum ki hakediyorlar birinci olmayı. Hayatta yediğim en lezzetli nohut yemeğini yedim sayelerinde.  Ancak bu kez pas geçiyoruz. Eğer bölgede olur da yemek yemeniz gerekirse buyurunuz konumu.

zeytinevyemekleri

Ürgüp den ayrılıyoruz saat 16 suları ve hava yavaş yavaş soğumaya gün kararmaya başlıyor. Bir sonraki noktamız ise 9. gezi noktamız olacak olan Dervent Vadisi Manzara Noktası.

Dervent Vadisi

Bundan 50 milyon yıl kadar önce Kapadokya bölgesi bir iç denizmiş. Çevredeki yanardağların faaliyete geçmesiyle bölgedeki yüksek ısıdan bu deniz kurumuş. Yanardağlardan püsküren lavlar tıpkı kocaman bir kasenin içini doldurur gibi denizin yerini doldurmuş. Milyonlarca yıl boyunca akarsular lavların soğumasıyla oluşan yumuşak kayayı aşındırarak derin vadiler oluşturmuş. Esen kuvvetli rüzgarlar ise peribacalarına bugünkü şeklini vermiş. Bölgedeki her vadinin kayaç yapısı ve rüzgarı alış açısı birbirinden farklı. Bu nedenle vadilerdeki peribacası oluşumuda farklılıklar gösteriyor. Devrent Vadisi bu anlamda çok farklı peribacası oluşumlarının gözlenebildiği özel bir vadi. Hatta bu farklılık o kadar özel ki peribacalarının şekillerinin bazı canlılara benzetilmesi nedeniyle Hayal Vadisi (Imaginary Valley) olarak da bilinir. (Kaynak : https://kapadokyaweb.com/inceleme/devrent-vadisi )

dervent_imagination-1 dervent_imagination-2 dervent_imagination-3

Dervent vadisini rahat rahat izleyebilmek için bir park alanı yapılmış bizde keyfini çıkarıyoruz. Hatta biz fotoğraf çekerken gelen bir bayan fotoğraf makinemizi istedi. Makine ile pozlar verip serfie yaptı. Tesekkur edip gitti. Bizde bolbol güldük kendisine. 🙂

Dervent vadisinin konumunu Google-Maps ile incelemek için tıklayınız.

Imagination Valley (Hayaller Vadisi)

Kimine göre Dervent vadisinin devamı kimine göre ise Farklı bir Vadi olarak isimlendirilmekte. Bencede aynı vadinin devamı konumunda ki isminin nereden geldiği Dervent Vadisi açıklamasında kullandıgım alıntıda yer almakta.  Imagination Valley gezimizdeki 10. Gezi noktası idi.

dervent_imagination-4

Imagination vadisinin konumunu Google-Maps ile incelemek için tıklayınız.

Dervent ile başlıyıp Imagination Valley ile devam eden yolumuza hiç dönmeden devam ediyoruz. Yol bizi Aktepe beldesi yakınlarındaki Zelve yol ayrımına getiriyor.Zelve yönünde dönüyoruz.

Aziz Nikaolas Manastırı gibi ibadet e kapalı dini noktalar cok ilgimizi çekmediği için yine Turistik gezilerin olmazsa olmazı konumdaki Zelve müzesi bizim ilgimizi çekmiyor. Güneşin batışını izlemek daha cok ilgimizi çektiği için 11. gezi noktamız Zelve Müzesini pas geçiyoruz. Ancak siz pas geçmek istemez iseniz en az 3 saat vakit ayırmanızı ve mümkünse rehberlik hizmeti almanızı öneririm. Buyrun Zelve Müzesi konumu.

Bir sonraki noktamız ise halen peri bacası olusumu devam eden ve peri bacalarının mantarlı yapısı ile çok ilgi çektiği Paşabağları.Paşabağları 12. gezi noktamız.

pasabaglari

Paşabağları

Paşabağlarında biz zaman nedeni ile pek vakit geçirmedik ancak siz yaz aylarında ziyaret edecek olur iseniz. Saat ücreti 50 tl civarında olan ATV turlarını katılmanızı yahut pasabağları manzaralı bir birinden otantik kayadan oyma kafelerde cay kahve içmenizi öneririm.

Görsel Alıntıdır. (Yandex)

Görsel Alıntıdır. (Yandex)

Paşabağ konumunu Google-Maps ile incelemek için tıklayınız.

Sunset Viewpoint

Güneş bu günlerde 16.00 civarlarında batmaya başladığı için sonraki gezi noktalarımızı ertesi güne birakarak Güneşin batışının daha önce ziyaret ettiğimiz Nemrut tadında izlendiği Sunset Viewpoint olarak tabelalara geçirilmiş. Sunset Viewpoint 13. gezi noktamız. Günbatışı Manzara noktasına yol alıyoruz. Günbatışı Manzara noktası konum olarak biraz farklı ve zor bir yerde. Giriş için kişi başı 3 TL alınıyor. Araç ile ulaşım şart.  Bu noktaya Çavuşin beldesi içinden geçiliyor. Tam olarak GPS konumu için tıklayınız.

 

sunsetviewpoint-1 sunsetviewpoint-2

Koşturmacalı bir seyehatin ardından güneşin batışını yakalıyoruz. Kesinlikle izlemeye değer. Bu koşturmacanın yorgunluğunu ve Kasım havasının soğuğunu Glühwein (Sıcak Şarap) ile atmaya çalışıp biraz sohbet ediyoruz. Bölge halkı hiç ummadığınız şekilde turistlere yardımcı oluyor ve onların beğenilerine hitap eden ürünler sunuyor. Orneğin sunset viewpoint de Sıcak şarap ve organik kuru meyveler bulmak mumkun. (Papaya, Ananas , Kiwi kurusu bile var…)

sunsetviewpoint-3

Güneş battı ancak hava halen aydınlık. Ertesi güne bıraktığımız Çavuşinde yer alan Çömlek ve Seramik ustası Chez Ali usta ile telefonlaşıyor ancak mekanı 18 de kapandığı için yeninden yarına erteliyoruz bu etkinliğimizi.

Çavuşine kadar gelmiş iken Güneş batışı sırasında yarım kalan sohbetimizi Avanos ilçesine geçerek Kızılırmak kenarında yer alan Mado’da sıcak ihlamur içerek devam ettiriyoruz. Avanos ilçesi bölgede yapılan çömlek ve seramikçilik yanısıra şarap ve halıcılık ile ünlü. Ayrıca şehir içinden geçen Kızılırmak kenarında güzel kafeler ve restaurantlar var. Biz Mado‘yu tercih ettik sizlerin önerilerini yorumlarda bekliyor olacağız.  Avanos ilçesi konumu için tıklayınız. Avanos ilçesinde kısa bir kezi yapıyoruz ve gezi sırasında kaymakamlık binası yanındaki ATM lerin karşında yer alan minik pastaneden halka tatlı alıyor ve tazeliğine hayran kalıyoruz. Avanos ilçesi bu kısa gezi ile 14. gezi noktamız oluyor.

Ertesi sabah 6:00 da balon turu için otelimizden alınacağız bu nedenle bugunluk bu kadar diyip akşam yemeği için Çavuşin beldesindeki yeni yerlerinde Seyyah Han restaurant’a gidiyoruz.  (Daha önce Paşabağları yakınlarındaki eski yerlerinde çok beğenmiştik. Yine seçimimiz Seyyah Han dan yana oluyor.

Bu yazımız yemekten çok gezmek üzerine oldu açıkcası ancak yemek konusuna girmeden de olmuyor efenim. Size gezi sonunda mutlaka Kahvaltı-Ogle Yemeği- Aksam yemeği yiyecek yerler önermeden bu yazı bitmeyecek. Öğle Yemeği önerimiz olan Zeytin Ev Yemeklerinin ardından Akşam için tercih ettiğimiz Seyyah Han restaurant ın kesinlikle bunu hakettiğini düşünüyoruz. Porsiyonları bana göre biraz küçük misafirlerime göre yeterli büyüklükteydi. Sanırım bu benim sorunum 🙂 Hijyen ilgi alaka ve güler yüz kusursuzdu. Bosna kökenli garson bey ilgili şakacı ama laubali değildi. Bolgede boyle bir laubalilik problemi yok desem yalan soylemiş olurum. Başlangıç olarak tarhana söyledik. İçimiz ısındı. Ege usulu domatesli yogurtsuz idi. Ardından ara sıcak olarak siparş ettiğimiz kiremitte mantar ve pastırmalı humus geldi. Mantar ile benim pek aram yoktur ama garson beyin soylediğine gore gunluk yaptıkları humus tek kelime ile muhtesemdi.  Ve bu güzel geçeyi Etlendiren 🙂 Kuzu Trio oldu. Trio da Kuzu gerdan , Kuzu pirzola ve kuzu incik üçlüsü yer alıyor. Bu sanat eseri 🙂 yendikce yeniyor. Etlerin kalitesi gercekten iyiydi uzun süredir boyle güzel lezzetli kuzu yediğimi hatırlamıyorum. Pişirilmeleri ise tam bir ustalıkdı. Ne çiğ kalmıs nede sularını kaybetmişlerdi. Hele incik ve gerdan çatalla turunda kemiğini bıraktı. Yemeğimizin yanında Kapadokya bolgesinde üretilmiş bir kırmızı şarap tükettik ben pek şarap sever değilim ama bence ve misafirlerimize göre geçer not aldı. Gelelim Kayseri olan ben deniz geçenin sonunda mutlumuyum. Doyduk mu Elhamdulillah peki ne ödedik bu Bir şike şarap ve güzel bir aksam yemeğine. 220 TL . Bence gayet guzel bir fiyat bolgede oglen ki sıcak saraplara 40 tl odediğimizi dusunursek.

seyyahhan

Gecemiz otelimize ulaşarak sonlandı. 70CC %14 alkol içeren şarabı 3 kişi bolustugumuzu ve kişi başı iki kadeh şarabın ardından 1 saat bekledikten sonra araç kullandığım notunu düşerek. Alkollu araç kullanmanın yanlış olduğunu vurgulumak isterim..

Sabah 05:30 kalkıp önceki gecenin yorgunluğunu sıcak bir duş ile attıktan sonra. 06:20 sularında Maccan Balloon ekibi 20 kişilik midibüs tarzında bir araç ile bizi otelimizden aldı. Araç bizden önce iki misafir daha almıştı. Birlikte 6 kişi olduk ve bir sonraki misafiri almak için oteline geçtik ama beyefendiler uyanmadı 🙂 . Burada bir dip not bolgede balon şirketleride uyuya kalma problemine alıştıkları için otelimizin çalışanları uyuya kalsak bile oda numaralarımızı paylaştıkları için gelip uyandırdıklardıklarını iletmişti. Hizmette sınır yok 🙂 Evet yüzlerimiz gülmeye başladı. Balon da 8 değil 6 kişi olacaktık. Öncelikle balon firmasının ofisinde ufak bir kahvaltı ikramı oldu.Kahvaltı sırasında panoda sigorta yazılarını okur iken balonların 4+1,8+1,16+1,20+1 kişilik olabileceğini öğrenmiş oldum. 🙂 Demekki biz 8 kişilik balonu 6 kişi paylaşacağız.

balon1

Biz bu ana kadar gece karanlığında balonun başında olacağımızı ve balon şişirilirken orada olacağımızı düşünüyorduk. Lakin hava aydınlanana kadar ofiste kahvaltı yaptık ve ödememizi yaptık. Hava aydınlanınca bizi otelimizden alan servis ile balonun take-off yapacağı alana gittik hızlıca.

balon_2-1

Balonumuzun kalktığı piste ulaştık. Balonumuz neredeyse tamamen şişmiş ve kalkmaya hazır hale gelmişti. Bu sırada etrafta kimi balonlar havalanmış kimi ise bizler gibi yolcularını bekliyorlardı. Kaptanımız önce balona geçti sonrasında bizler sırası ile balona geçtik. Minik bir uçuş güvenliği eğitimi ve temel bilgilendirme sonrasında balonumuz kaptanımızın uzun süre kesintisiz devam eden ateşlemesi ile yerden yükselmeye başladı. Uçuş sırasında bir cok soru sordugum için sizler ile de paylaşmak istedim.

  1. Ateş ne için kullanılıyor ? Hangi gaz kullanılıyor. Helyum mu ? Ateş balonu yükseltebilmek için kullanılıyor. Balon içinde yer alan hava ısıtılıyor. Isınan hava yükselmek istiyor ve bu sayede balon yükseliyor. Yanan Gaz Propan Gazi. Ben Helyum sanıyordum değilmiş. Kışın bir miktar Azat karıştırıyorlarmış. balon_2-2
  2. Balon büyüklükleri neyi değiştiriyor ? Çok az bir miktarda maksimum yüksekliği ve taşıma kapesitesini değiştiriyormuş
  3. Balon ne kadar yükselebiliyor ?  750 metre irtiba kazanabiliyorlarmış.
  4. Bakımları yapılıyor mu ? 100 saat uçuş yahut maksimum 1 yılda bir üretici firma tarafından bakım yapılıyormus.
  5. Pilotlar nasıl seçiliyor ? Nasıl eğitim alıyorlar ? Pilotlar bolgedeki bir Meslek Yüksek Okulundan mezunlarmış ancak her mezun pilot olamıyormus. İşe başladıktan sonra belirli bir süre başka pilotlar ile deneyim kazanıyorlarmış. Sonrasına kendi başlarına uçabiliyorlarmış.

Bir kaç dakika sonra hava idik ve onlarca balonun yerden yükselişini gormek mukemmel bir duygu. Hemen yanıbaşımızda yükselen bir balon.

balon_2-4

Uzaklarda ise onlarcası aynı anda yükseliyordu.

balon_2-3

Bu güzel dakikaların ardından artık yerden 300 metre yükseklikte idik ve güneş kendi gösterdi. Güneşin doğuşunu dün izlediğimiz Kızılvadinin ardından. Güneşin doğuşuda kapadokyada muhteşem.

balon_2-6

Balonumuz Aşk Vadisine doğru alçaldı ve vadinin büyüleyici görüntüsünü fotoğraflama şansım oldu. Kimi balonlar kalkış noktaları ve sıraları gereği vadinin derinlerine girebiliyorlar. Biz altımızda yer alan başka bir balon nedeni ile daha fazla alçalamadık.

balon_2-9

Balonumuz maksimum irtifa denedikten sonra yerden 670 denizden 1730 metre yükseğe ulaştıkdan sonra yavaş yavas alçaldı ve yere yumuşak bir iniş yaptık. Korkanlar olabilir. inanın merdiven basamağından inmek gibiydi.

balon_2-8

Yere bir kaç metre kala balonumuzu taşıyacak olan 4×4 araç balonumuzun tam altına geldi. Bu sırada pilotumuz balonu ısıtırak inmek yerine yerden 1 metre yüksekte askıda kalmamızı sağladı. ve tam 4×4 ün remork une indik.

balon_3-2 balon_3-3

Yerde güzel bir kutlama bizi bekliyordu.

Montgolfier Kardeşler, 5 Haziran 1783 tarihinde dünyada ilk balonlu uçuşu gerçekleştiren kişilerdir. Fransız Joseph Michel Montgolfier (1740-1810) ve Jacques Etienne Montgolfier (1745-1799) Annonay köyünde çapı 10,5 metre olan ketenden bir torbayı sıcak havayla doldurarak ilk balonlu uçuşu yapmışlardır. Balon 450 metre kadar yükselerek 10 dakikada 1,5 millik mesafe katetmiştir.

Montgolfier kardeşlerin ilk uçuşundan sonra bir koylu onlara karşı hayranlığını bir şişe şampanya hediye ederek göstermiş ve iniş yaptıkları yerde şampanya patlatmışlar. İş bu nedenledirki gelenek olarak her balon uçuşundan sonra şampanya patlatılırmış. 🙂 Valla hikaye boyle ben pilotumuzun yalancısıyım.

balon_3-4 balon_3-1

Kutlamanın ardıdan sembolik bir sertifika toreni yapıldı ve bizi otellerimizden alan araç ile otellerimize geri bırakıldık. Evet cok soğuktu. Heleki ateşten uzak olan ayaklarımız buz kesmişti. Otele girmemiz ile kendimizi sıcak duşa atmamız bir oldu. Ardından güzel bir kahvaltı yapmak için derin araştırmalar sonucu edindiğimiz (Yalan soyluyorum tamemen bizi nokta atışı doğru mekanlara yönlendiren Mustafa Cenk İlhan beyin önerisidir.) Ortahisar da dün çay içerek manzarayı seyir ettiğimiz Ethem’in yerinden geçilerek gidilen İsmi biraz ilginç gelen Cemal Ranch (Cemal At Çiftliğine) gitmek için Otel işletmecisi arkadaşların cay ikramlarının ardından Otelimizden cıkış yaptık.Konum olarak Ortahisar beldesinin içinde geçip bir platoya toprak tozlu bir yoldan araç ile gidiyorsunuz. Yolda başka hiçbirsey yok ama. Cemal Ranch güzel tabelalandırılmış Mekana geldiğimizde manzara gerçekten büyülüyor. Beyaz okyanus kumu tonlarında bir cok peri bacası alabildiğine kaplıyor gozumuzu. Ancak ne yazık ki mekan sezon kapanısı olması nedeni ile kapanmış. Kahvaltı yapamadan ayrılıyoruz. Ancak size kesinlikle bu muhteşem manzara kahvaltı yapmanızı öneriyorum. Buyrun link. ve konum.

Danışmanımız Mcenki beyi arıyoruz. Kendisi bize Avanos da yer alan bir başka at çiftiliği olan Akhal-Teke At çiftliğini öneriyor kahvaltı için Avanos ‘a doğru yeninden yol alıyoruz. Ancak ulaştığımızda görüyoruz ki ne yazık ki onlarda kapatmışlar sezonun bitmiş olması nedeni ile. Buyrunuz konum ve link.

Avanos merkeze geri donuyoruz ve aracımızı dün ısınmak için park ettiğimiz Mado yakınlarındaki alana park ediyoruz.  Kahvaltı için daha önce iş seyehatlarim sırasında deneyimlediğim temiz ve orta seviyede bir lezzete sahip olan Sofra Restaurant a geçerek çorba ve peynirli pide yiyoruz. Temiz bir işletme. Fiyatlar makul. Buyrunuz link ve konum.

Kahvaltının ardından dün damağımızı çatlatan halka tatlıdan yiyoruz bu kez kimse bolusmuyor herkese birer tane.

Avanos da tekrar turluyor ve bir takım hediyelikler aldıktan sonra. Dun güneşin batması nedeni ile ertelediğimiz. Çavuşin Kilisesi ile turumuza devam ediyoruz. Çavuşin Kilisesi 15. Gezi Noktamız.  Yine ibadet e kapalı olması nedeni ile kilisesi dişardan gözlemleyip içine girmeden bir kaç metre uzağındaki Çömlek ve Seramik atolyesi Chez Ali ye geçiyoruz.

Chez Ali

Ali ustanın gelmesini beklerken galeride satışda olan ürünleri izliyoruz. Ustamız gelmeden 5 dk kadar yerli bir turist kafilesi de  mekana geliyor. Ustamız gelip bir kil gösterisi yapıyor ve ürünlerini tanıtıyor ancak kalabalık nedeni ile pek keyif aldığımız soylenemez. Ali usta 3. kusak bir usta. Buyrunuz link ve konum.

Chez Ali ‘nin ardından Derinkuyu ve Kaymaklı yeraltı şehirlerine doğru yola koyulduk.

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Derinkuyu mu Kaymaklı mı ? sorumuzun cevabını yolda yürüyen bir kişise sorduk ve Kaymaklının daha geniş oldugu bilgisi üzerine Derinkuyu yerine Kaymaklıya doğru yola koyulduk. Kaymaklı Yeraltı Şehri 16. Gezi noktamız olacak. Kaymaklı da ne yazık ki otogar mı ? müze mi ? anlayamadıgımız alana aracımızı park ettikten sonra. hemen yanıbaşımızdaki koy kahvesinin gunes ile dans eden masa ve sandalyelerine kendimizi attık ve birer türk kahvesi içtik. Kahvehane camındaki Wifi :))))) ve bir çok dilde Sıcak Şarap bulunur yazıları ilgimizden kaçmadı. Kahvelerimizin ardından 100 metre mesafedeki müze ve oren yeri girişine ulaştık. Alanda müze kart geçerli. Ben ve Cevdet İşbankası Maximum kartlarımızı kullanarak ücret ödemeden giriş yaptık tuğbaya ise müze kart aldık müze kart.

Ören yerinin yerin altında yer alan galerine girerken bir bey bize nazikçe nöbetçi rehber oldugunu kabul eder isek bize rehberlik edebileceğini iletti. Beyefendinin teklifini kabul ettik. ve yaklaşık 30 dakika sürecek olan gezimiş yerin 1 metre altında başladı. Kaymaklı yer altı şehri Öncelikle Rusya kokenli halklar tarafından kurulmuş ve o dönemde yalnızda 2 katmış sonrasında Anadolunun hristiyanlasması ile toplam 18 kata ulaşılmış. Su an için 5 katı geziye açık diğer katlar gocuk ve guvenlik tehtidi nedeni ile kapalıymıs. Oren yerindeki kazılar 1967 de son bulmus o gunden sonra yeni bir kazı yapılmamıs. Oren yerinde buyuk sılındırık taslardan kapılar. Insan ve yuk yasımacılıgı yapılan aynı zamanda havalandırma gorevi de goren asansor boslukları. Sınıflara gore ayrılmıs yasam alanları ve depo alanları mevcut. Boyle yerleri kesinlikle rehber ile gezmek lazım diyerek oren yeri gezimiz son buluyor. Rehberimize 50 Tl ücret ödedik. Yalnız gezmiş olsak burasıda magara burasıda taş şeklinde hızlıca sonlanacak gezimiz bir hayli keyifli ve bilgi dolu geçti.

kaymakli-1 kaymakli-2

Oren yerinden ayrılıp yeninden koy kahvesine geldik ve ilceye adını veren Kaymaklı’nın Kuru Kaymagını kesfetmek için bir bakkal a girdik. Esnaf bey bize yarım daire şeklindeki Kuru Yufkayı andıran ama daha kalın ve daha sarımtırak tondaki Kuru Kaymagın yapılışını anlattı. Koylu hanımlar sütün yagını almadan genis bir kazanda sutu kaynatıp kaymak tutması için bırakırlarmış sonra kaymagı kibarca alıpbaşka bir sure bırakıp sırası ile kazanları gezerek toplam bir gun gibi bir sure zahmet cekerek bu buyuk daire ceklindeki yarım santim kalınlıgında kaymagı ikiye katlayıp serin bir yerde kuruması biçin bırakırlarmış 3-4 gun sonra kuruyan kaymak satışa hazır olurmus. Yaklasık 700gr gelen bu yarım daire 40 TL ye satılıyor.

Kaymaklı ilçesinde yer alan Kaymaklı Yeraltı Şehrinin konumunu Google-Map de incelemek için tıklayınız.

Kaymaklı’nın ardından Kayseri ‘ye dönmek için Soğanlı, Yeşilhisar , İncesu , Kayseri rotasına devam ediyoruz.

Kaya kiliseleri ve el yapımı bebekleri ile tanınan Soğanlıyı misafirlerimizi uçağa yetiştireceğimiz için ne yazık pas geçiyoruz. Sizler uğramak isterseniz buyun tanıtıcı link ve konum.

ve Kayseri ‘ye ulaşıyoruz.

Seyehat turumuz öncesinde bir plan çıkarmakta oldukça zorlandığım için sizler ile sırası ile 15. noktadan olusan gezi turumuzu da içeren google-haritasını ve Sygic navigasyon programına yüklereyerek kullanabileceğiniz hazır rotayı paylaşmak isterim.

Google Haritası

Sygic için ITF dosyası.

Umarım bu uzun yazıyı keyifle okursunuz. Sevgi ve selamlar.

Comments

  1. Cevapla

  2. By İlayda Ozdemir Unal

    Cevapla

    • By yemekicingezmek

      Cevapla

  3. By Mustafa Cenk İLHAN

    Cevapla

    • By yemekicingezmek

      Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir